Irkçılığa can suyu olmayın

0
105
Törene, Nürnberg Doğu Polis Karakolu Müdür Yardımcısı Mahir Erginoğlu, CHP Kuzey Bavyera Birlik adına Sekreter Musa Karçetin, TIN (Türkische Initiative Nürnberg) Sözcüsü İsmail Akpınar, DİTİB Kuzey Bavyera Eyalet Birliği Bölge Başkanı Hasan Aslan, TGMN Başkanı Bülent Bayraktar, Din Hizmetleri Ataşesi Fuat Gökçebay ve Başkonsolos Serdar Deniz katıldı.

ALMANYA’NIN Nürnberg kentinde işlettiği döner büfesinde 9 Haziran 2005 günü NSU terör örgütü tarafından katledilen İsmail Yaşar, ölümünün 16. yılında Nürnberg Başkonsolosluğu’nun düzenlediği törenle anıldı. Pandemi kurallarına riayet edilerek gerçekleşen programda bir dakikalık saygı duruşu yapıldı, dualar edildi.

Törene, Nürnberg Doğu Polis Karakolu Müdür Yardımcısı Mahir Erginoğlu, CHP Kuzey Bavyera Birlik adına Sekreter Musa Karçetin, TIN (Türkische Initiative Nürnberg) Sözcüsü İsmail Akpınar, DİTİB Kuzey Bavyera Eyalet Birliği Bölge Başkanı Hasan Aslan, TGMN Başkanı Bülent Bayraktar, Din Hizmetleri Ataşesi Fuat Gökçebay ve Başkonsolos Serdar Deniz katıldı.

Mustafa AKBABA / NÜRNBERG

Olay yerine Başkonsolos Serdar Deniz ve Polis Müdür Yardımcısı Mahir Erginoğlu birlikte çiçek bıraktı.

VATANDAȘLARIMIZ ‘ÖTEKİ‘ OLARAK GÖRÜLMEKTE

TÖRENDE konuşan Başkonsolos Serdar Deniz, NSU’nun 2000-2007 yılları arasında işlediği seri cinayetlerden üçünün Nürnberg‘te meydana geldiğini bildirdi. Deniz, „İsmail Yaşar da, bu vahşi ve kör terörün hedef aldığı masum vatandaşlarımızdan biri olmuştur ne yazık ki.

1980’li yılların ortalarından başlayarak ırkçı ve faşist saldırıların hedefi haline gelen vatandaşlarımızın çektiği acılar, 2000’li yıllarda da maalesef hiç hız kesmeden devam etmektedir. En son geçtiğimiz yıl Hanau’da yaşanan saldırı da, Avrupa’nın refah düzeyi en yüksek ve medeni ülkeleri arasında gösterilen Almanya’da vatandaşlarımıza yönelik nefret dalgasının son örneğini teşkil etmiştir.

Törende Din Hizmetleri Ataşesi Fuat Gökçebay tarafından dua yapıldı.

Her zaman söyleye geldiğimiz üzere, yabancı düşmanlığı ve aşırı sağcı ve şiddet yanlısı örgütlerle sadece polisiye önlemlerle mücadele etmek, bataklığı kurutmaksızın sinekler ortadan kaldırmakla eş anlamlıdır. Sorunu ortadan kaldırmamaktadır.

1960’lı yılların başlarından itibaren Almanlarla kader birliği ederek, bir yandan kendi ekmeğinin peşinde koşan diğer yandan Alman ekonomisine katkı yapan insanlarımızın neredeyse yarım asırdır, “öteki” olarak görülmeye devam edilmesi ve, ya tamamen asimile olmaya zorlanması ya da dışlanması, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın bu topraklarda beslenmesi ve kök salması için gerekli can suyunu sağlamaktadır.

DUYARLI OLUNMAZSA CİNAYETLERİN SONU GELMEZ

Bu bakımdan, arzumuz, başta Alman hükümeti ve Alman toplumunun ırkçılığa karşı olduğuna inandığımız büyük çoğunluğunun, ırkçılığı besleyen ve filizlendiren bu can suyunun kurutulması için gerekli duyarlılığı göstermeleri ve bu ülkede kökenine bakmaksızın yaşayan herkesi kucaklayan yeni bir bakış açısını, yeni bir zihniyeti Almanya’ya egemen kılmalarıdır. Bu yapılmadıkça, ne işlenen cinayetlerin sonu gelir ne de Almanya ve Avrupa kıtası, ırkçılılık ve yabancı düşmanlığı sarmalından kurtulabilir“  diye konuştu.

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz