18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ PRAG’DA DA KUTLANDI

0
458

Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçiliği tarafından elçilik çalışanları arasında 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Programı düzenlendi. Programda duygulu anlar yaşandı.

Programda bir konuşma yapan Büyükelçi Egemen Bağış, Çanakkale zaferimiz tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin kahraman evlatlarınca verilen bir büyük mücadelenin neticesidir. İstiklal marşımızın kabul edildiği 12 Mart gibi, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü ile 20-27 Aralık tarihleri arasında kutlanan Mehmet Akif Ersoy’u anma haftası bu yüzden hepimiz için çok anlamlıdır.
Bağış, şiirlerde vurgulandığı gibi: Bedrin aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale…

Kınalı kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale…

Asırlarca yorgun düşmüş bir milletin, varlığını, bağımsızlığını koruma mücadelesidir…

Osmanlı Devletinin çöküş sürecinde, Birinci Dünya Savaşının en önemli cephesidir.

Çanakkale sırtlarında savaş başladığında düşman güçlerinde en modern kara ve deniz silahlarıyla 506 top namlusu mevcutken; bizim birliklerimizde sadece 72 top vardı. 506 güçlü toptan atılan ürkütücü mermilerin Çanakkale boğazının iki yakasını toz duman içerisinde bırakmasını bugün düşünürken bile içimiz ürperiyor. O zaferi kazanan askerlerimiz ise sadece kuru ekmek ve hoşafla beslenmelerine rağmen hiç bir zayıflık belirtisi dahi göstermemişti.
Çanakkale Zaferinde ilk taarruzu gerçekleştiren Nusret mayın gemisi; elde kalan son 26 mayınla 8-9 Mart gecesi ustalıkla yapılan bir planlama ve düşmanın kontrolü altındaki karanlık limanda gerçekleştirilen mayın dökme harekâtı ile 24 saat içinde Marmara’da olması planlanan o dönemin en güçlü filosunu mağlup ve perişan ederek geri püskürtmüştür.
Çanakkale Boğazını denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın karadaki harekâtı da başarısız olmuş ve kahraman Türk askeri düşman güçlerine bugün hepimizin gururla haykırdığımız “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” sözünü öğretmiştir.
Çanakkale’nin biz Çek Cumhuriyetinde yaşayan Türkler için de ayrı bir hassasiyeti var.

Çanakkale’den gönderilen 15’inci Kolordu’ya mensup, Galiçya cephesinde yaralanarak veya hastalanarak şehit olan askerlerimizden 508’i Pardubice kentindeki şehitlikte, 387’si Hodonin kentindeki şehitlikte ve 295’i de Vallaske Mezirici kentindeki şehitlikte yatıyor. Bu şehitliklerimizde normalde her yıl Çek makamlarının da katılımıyla 18 Mart Şehitler Günü’nde anma törenleri yapıyoruz. Bunlardan Pardubice kentindeki şehitliğimiz ise geçen yıl Büyükelçilik görevini devraldığımda eşimle birlikte ilk ziyaret ettiğimiz yer olmuştu.
Pardubice şehrinin bugün hala Çanakkale ile kardeş şehir statüsünde olması bu yüzden çok anlamlıdır.

Çek Cumhuriyetindeki üç şehitliğimizin yıllık bakımları da Büyükelçiliğimiz tarafından yaptırılmaktadır. Allah devletimize zeval vermesin.

Çanakkale zaferi sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil, milletimizin makûs talihini de yenmiştir. 15 Temmuz akşamı demokrasi ve iradesini korumak için abdest alıp şehit olma hevesi ile meydanları dolduran milyonlarca cesur vatandaşımızın ortaya koyduğu kararlılık aslında hep içimizde olan Çanakkale ruhunun yeniden ortaya çıkmasından başka bir şey değildir.

Bu çetin mücadelede düşman güçlerinin hesaba katmadıkları nokta silahlardan çok, onları yönlendiren inanç gücü idi. Çanakkale’de 270 kiloluk top mermilerini namluya süren Edremitli Seyit ile, o hain 15 Temmuz kalkışmasında şehit olacağını bile bile 17 yaşındaki oğlu Tayyip Abdullah ile Boğaziçi köprüsünde tankların üzerine yürüyen Erol Olçok aslında aynı duruşu, aynı inanç ve kararlılığı sergilemiştir.

Türkün ateşten gömlek giydiği her var olma mücadelesinde yüce milletimiz bağımsızlığını karşısındaki muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır. O yüzden ülkemizin demokrasisini küçümseyen ve eleştiren kesimlere sadece acıyorum. Tankı her gördüğünde kaçanların, demokrasisini korumak için gözünü kırpmadan şehadet şerbeti içmeye koşarak, canını veren Aziz milletimizi ve cennet ülkemizi hor görmeleri sadece abesle iştigaldir.
Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış istisna bir zafer olarak insanlık tarihindeki yerini almıştır.

Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde ülkemizi bizlere vatan olarak emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere özverili duruşları ile bizlere bugünleri yaşatan tüm şehit ve kahramanlarımızı rahmetle, ve minnetle anıyoruz.
Sözlerime milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un mısraları ile son vermek istiyorum:

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber;
Sana kucağını açmış duruyor peygamber…
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz